Work and Travel ve Garanti

Work and travel programının artan popülaritesi ve hızla yükselen katılımcı sayısı son yıllarda konuyla ilgisi bile olmayan birçok girişimciyi yurtdışı eğitim danışmanlığı sektörüne çekti. Bu nedenle de 5 yıl öncesine kadar 10- 15 civarında olan Work and Travel yapan şirket sayısı şu anda 100 rakamını çoktan geçmiş bulunuyor. Bu kadar çok yeni şirketin açılmış olması tabii ki daha fazla hizmet ya da daha fazla katılımcı yerine daha fazla sorunlu work and travel deneyimi sonucunu doğurmuştur. Çünkü Work and travel programı birçok yeni girişimcinin düşündüğü gibi küçük bir ofis açmak, iki masa ve bilgisayar almak, üniversitelere afiş asmak, forumlarda öğrenci gibi yazıp müşteri çekmek ve çeşitli illerde konuyla ilişkisi olmayan küçük şirketlerle (çeviri bürosu, dershane vs) sözel anlaşma yapıp şube olarak göstermekle başarılabilecek bir organizasyon değildir. Bu program çok ciddi bir deneyim, Amerika’lı güçlü şirketlerden oluşan bir portföy ve her şeyden önemlisi kurumsallaşma gerektirir. Bu seviyede performans gösterebilen şirket sayısı bunca sektörel hareketliliğe rağmen artmamıştır, hala çok azdır.

Türkiye’deki work and travel katılımcılarının yaklaşık %60′ı kemikleşmiş bir biçimde kalite ve güvenlik amacıyla 6-7 tanınmış ve prestijli şirketi tercih etmektedir. Kalan %40’lık bölüm ise diğer 90 civarındaki şirkete dağılmaktadır. Kalite, kurumsallaşma, prestij ve iş portföyü zayıf olan bu şirketler çok küçük olan pazar paylarını arttırabilmek, dikkat çekip, prestijli şirketlerle rekabet edebilmek için şok kampanyalar, süper indirimler, abartılı ve genellikle gerçek olmayan iş listeleri duyurarak belirli bir kitleyi kendilerine çekmeyi başarmaktadır.Bu durum ise her yıl çok sayıda work and travel katılımcısının tatsız deneyimler ve mağduriyet yaşayarak dönmesine neden olmaktadır.

Ülkemizdeki mevcut ticari sistem maalesef bu sektöre girmek isteyen girişimcilerin belirli standartlar ve yeterlilikler ile işe başlamasını gerektirmiyor. Bu nedenle yukarıda bahsettiğimiz tarzda kuruluşlar bir iki sezon sonunda iflas edip kapansalar da, her yıl yerine yenileri eklenmeye devam ediyor. Her yeni açılan şirket de henüz kurumsallaşmasını tamamlamadan hatta Amerika’da iş portfoyu bile olmadan sert indirim ve kampanya söylemleriyle piyasada yer tutmaya çalışıyor.

Work and travel programına katılmayı düşünüyorsanız öncelikle çok iyi bilmeniz gereken bir gerçek var. Bu program adeta bir cep telefonu alırcasına, şirket şirket gezip “sizde kaça” diye sorup, bulabildiğiniz en ucuz fiyatlı seçenekten alışveriş yapabileceğiniz bir program değildir. Work and travel diye spesifik bir ürün yoktur. Başka bir deyişle work and travel, “araba” kelimesi gibi bir genel isimdir. Söz gelimi Opel mağazasına gidip “sizde araba kaç lira” demek ne kadar tuhaf ve anlamsızsa, bir şirkete gidip “work and travel sizde ne kadar? diye sormak da aynı derece hatalıdır ve yeterince şanslı değilseniz kötü sonuçlar doğurabilir. Work and travel seçeneklerini birbirinden ayıran temel parametreler şunlardır.

  • Şirket marka güvenilirliği ve prestiji.
  • Çalışacak olduğunuz işin niteliği ve
  • Bu işin gerçekliği ve kaynağının (sponsor kuruluş) güvenilirliği.
  • İşin yanı sıra size sunulan diğer hizmetler (konaklama, karşılama, destek vs.)
  • İşlemler süresince verilecek hizmet kalitesi ve güvenliği.

Tüm bunları değerlendirdiğinizde gerçekten de bu standartların tümünü sağlayabilen çok da fazla bir seçenek olmadığını, ve bu standartlarda ve güvenlikte hizmet veren, güçlü sponsor ve iş listelerine sahip kuruluşların genellikle şok kampanya, süper indirim vs. ticari faaliyetlerde bulunmadığını görürsünüz. Alacak olduğunuz hizmetin ve ürünün kalitesiyle fiyatı arasında her zaman doğrudan ilişki vardır. Bu durum özellikle hizmet sektöründe çok daha belirgindir. Aynı oteller, turistik turlar, dil kursları gibi work and travel seçenekleri de fiyata göre çok değişebilir. Tasarruf ettiğinizi zannettiğiniz birkaç yüz dolar, hayatınızın en kötü deneyimini yaşamanıza, hatta daha fazlasıyla zarar etmenize neden olabilir.

Türkiye’de work and travel programının sağlıklı bir şekilde alabileceğiniz fiyat aralığı 1200 – 1400$ arasıdır. Tercihleriniz arasında farklar muhtemelen 100 – 200$ gibi farklılıklar gösterir. Bu kesinlikle bir tercih sebebi olmamalıdır. Bu rakam sizin Amerika’da ilk birkaç gününüzde harcamak zorunda kalacağınız yol ve otel ücreti olabilir. Yada başka bir açıdan bakacak olursanız, sağlıklı bir yerleştirme sonucunda bu parayı birkaç günlük çalışmanız karşılığında kazanabilirsiniz.

Prestij, tecrübe ve güvenilirlik birkaç günde oluşan kavramlar değildir. Bu birçok şirketin uzun yıllar çalışmasının ve yatırımlarının karşılığı oluşur. Tercihlerinizi kalite ve prestije yatırım yapan kuruluşlardan yana kullanmanız, gelecekte yetersiz ve günü kurtarmanın derdinde olan şirketlerin elenmesine, kalanların da kalite standartlarını yükseltmesine neden olacaktır. Bu sayede sizden sonraki sezonlarda katılacak olan adayların iyi deneyimler edinmesine siz de yardımcı olmuş olacaksınız.

yurtdışında eğitim
yurtdışı eğitim